2026 yılına girerken ekonomi yönetiminin atacağı adımlar ve küresel piyasalardaki gelişmeler yakından takip ediliyor. Özellikle enflasyon ve faiz politikası, hem yatırımcıların hem de vatandaşın gündeminde ilk sırada yer alıyor.
Ekonomistlerin değerlendirmelerine göre yılın ilk yarısında enflasyon tarafında baz etkisi belirleyici olacak. Ancak kalıcı bir düşüş için üretim maliyetlerinin dengelenmesi ve iç talebin kontrollü seyretmesi gerektiği ifade ediliyor.
Faiz politikası ise kredi piyasası açısından kritik önem taşıyor. Bankacılık sektörü temsilcileri, sıkı para politikasının bir süre daha devam edebileceğini belirtiyor. Bu durum konut, taşıt ve ihtiyaç kredisi faiz oranlarını doğrudan etkileyebilir.
Döviz kuru tarafında ise küresel riskler öne çıkıyor. ABD Merkez Bankası’nın faiz adımları ve enerji fiyatları kur üzerinde baskı oluşturabilecek faktörler arasında gösteriliyor.
Uzmanlara göre 2026 yılı “kontrollü geçiş süreci” olabilir. Ekonomide sert dalgalanmalar yerine daha temkinli ve dengeli bir seyir bekleniyor.
Vatandaş açısından en önemli konu ise alım gücü. Gelir artışının enflasyonun üzerinde gerçekleşmesi, iç piyasada rahatlama sağlayabilir.
